![]() |
|
|||||||
| Unutulmayan Kahramanlar Unutulmayan kahramanların ve Mücahitlerin hayatiyla ilgili konuları paylaşabilirsiniz... |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#1 (permalink) |
|
░░AĐMİNİSTRATOR░░
Üyelik Tarihi: Mar 2007
Bulunduğu Yer: yeryüzü
Yaş: 30
Mesajlar: 4.465
Tecrübe Puanı: 100 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Sehid Komutan Ebu Bekir Akide (Allah Rahmet Etsin) Ebu Bekir Akide. Misirli. Cecenistan'daki yabanci Mucahidlerin saha komutani. 22 Aralik 1997 tarihinde, 36 yasindayken, Dagistan' da Ruslara karsi gerceklestirilen bir askeri operasyonda Sehid oldu 1997'nin 22 Araliginda, Cecenistan'daki yabanci Mucahidler, kumandan Ibn-ul Hattab'in onderliginde bir Rus askeri ussune saldiri duzenlediler. Allah'a sukurler olsun ki saldiri basariyla gerceklestirildi. Mucahidlerin cok sevdigi ve hurmet gosterdigi bir kardes bu saldirida Rabbine kavustu. Bu kardesin ismi Ebu Bekir Akide idi. Asagidaki yazi, Ebu Bekir'in cihaddaki yerini ve nasil sehid oldugunu anlatiyor. Allah onun Sehadetini kabul etsin. Amin. "Allah yolunda oldurulenlere gelince... Allah onlarin amellerini asla bosa cikarmaz." [Muhammed: 4] Ebu Bekir, 1980'lerin sonunda universiteyi bitirdi ve 25 yasinda cihad icin Afganistan'a gitti. Musluman topraklarini korumak ve dusmanla savasmak icin bulundugu bu topraklarda kendi teknik uzmanligina askeri deneyimleri de ekledi. Birbucuk yil sonra, Celal Abad'daki bir operasyon sirasinda, mayina basarak bir bacagini dizinin altindan itibaren kaybetti. Bacagini kaybettiginde yaninda olan bir kardes anlatiyor: "Komunistlere karsi operasyon basladiginda, biz, kisa sure icinde cok yogun bir bombardiman ve ates altinda kalmistik. Hepimiz, basimizi egmistik ve hatta atesin yogunlugundan, bakmak icin dahi basimizi kaldiramiyorduk. Operasyonun kidemli komutanlarindan olan Ebu Bekir, kardeslerden gidip bir havan mermisi alip getirmelerini istedi. Kardeslerden hicbirisi yogun atesten dolayi gidemedi, bunun uzerine havan mermisinii almak uzere Ebu Bekir kendisi gitti. Yarim saat sonra, elinde bir havan mermisiyle geri dondu ve kardeslerine havan mermisini koyup ateslemelerini istedi. Onlar, bunu niye kendisinin yapmadigini sorduklarinda, havan mermisini almaya gittiginde, kolundan bir kursunla yaralandigini ve kursunun kemigin icinden gecip gittigini soyledi. Ona geri donup koluna baktirmasi gerektigini soyledik ama o savasmayi tercih ederek bunu reddetti.Bu olaydan bir sure sonra, Ebu Bekir, bir anti-personel mayinina basti ve bir bacagini dizinin altindan itibaren kaybetti. O'nu cephenin gerisine tasidim ve Pesaver'deki hastaneye kadar ona eslik ettim. Hastaneye vardigimizda epey bir zaman gecmisti ve Ebu Bekir cok kan kaybetmekten bitkin dusmustu. Yuzunden su gibi ter bosaniyordu fakat o, ne inliyor ne de sizliyor sadece Allah'in ismini aniyordu. Ona : 'Sakin ol kardesim. Bu cennete giden yoldur.' dedim. Basini salladi ve 'Biliyorum' dedi.Kopan bacaginin yerine gecici ve takma bir bacagin takilmasindan sonra, tekrar savasmak ve kardeslerini egitmek icin Afganistan'a geri dondu. Bacagini kaybettikten sonra dahi, bircogumuzun sahip olmadigi mesru (ser'i) bir sebebi olmasina ragmen cihadi terketmedi, aksine, Onun kalbindeki cihad aski daha da koklesmisti ve artik vucudunun geri kalan kisminin da, kopan bacaginin akibetine kavusmasini arzuluyordu. Takriben iki yil boyunca, Sehid Abdullah Azzam'in (r.h.) kampinda askeri egitmen olarak kaldi. Yuzlerce Mucahid onun egitiminden gecti. Sonraki aylarda, evlendi. Misir'daki ailesine telefon ederek evlenmek istedigini soyledi. Ailesi, aradi ve onunla evlenmeyi isteyen Misirli bir kiz buldular, ardindan onu Afganistan'a gonderdiler. Dikkat ediniz, bu olay, Ebu Bekir bacagini kaybettikten sonra oldu. Oysa, kalbleri dunyalik seylerin sevgisiyle dolu oldugundan, bir Mucahidden gelecek evlilik teklifini reddedecek kizkardeslerin sayisi ne kadar coktur! Boylece O kizkardes Afganistan'a gitti ve orada evlendiler. Ebu Bekir, Sovyetler 1989'da Afganistan'dan kovulana kadar savasa devam etti. Sovyetler yenilgiye ugradiktan sonra o, Ibn'ul Hattab ve bir avuc kardesiyle birlikte Tacikistan' a gitti ve orada bir muddet savasti. Ardindan, iki yil boyunca Cecenistan'da bulundu ve orada, Ibn'ul Hattab ile birlikte, ruslara karsi cok sayida askeri operasyona katildi. 1996 sonbaharinda, Cecenistan ile Ruslar arasinda gecici bir baris anlasmasinin imzalanmasinin ardindan, Ebu Bekir ogrenmeye ve Mucahidleri egitmeye devam etti. Ibn'ul Hattab, artik rahatsizlik veren eskisinin yerine, yeni ve kaliteli bir takma bacak taktirmasi icin Avrupa'ya gitmesini istedi ve gerekli parayi temin etti. Ancak Ebu Bekir, "Muslumanlarin parasinin kendisi gibi birisine harcanmasindan ziyade baska insanlar ve sebepler icin harcanmasinin daha dogru" oldugunu soyleyerek bu teklifi geri cevirdi. 22 Aralik 1997 Pazartesi sabahinin erken saatlerinde, Ebu Bekir Akide, takma bacagi ile Dagistan'in Buinaksk bolgesindeki bir Rus Askeri Ussune duzenlenecek saldiriya katildi. Saldirinin baslarinda, Mucahidler tum Rus ussunun kontrolunu ele gecirdiklerinde, Ebu Bekir, Rus tanklarindan birisine elektriksel bubi tuzagi yerlestiriyordu Bu sirada arkasindan gelen bir mermiyle vuruldu ve yere dustu. Ruhunun bedenini terketmesine az bir zaman kalmasina ragmen Ebu Bekir, buyuk bir mucadele vererek tekrar tuzaga ulasti ve elektrik devreyi tamamladi. Ruhu bedenini terketti ve kisa bir andan sonra uzerinde bulundugu tank patladi. Iste boylece Ebu Bekir, Allah'in dusmanlariyla son anina kadar savasti. O dusmanlarindan kacarken degil, yuzyuze carpisirken olduruldu! 36 yasindaydi. Allah'in rizasini kazanmak icin cihad ederek gecen 11 yilin (hayatinin ucte biri) ardindan Sehadet rutbesine eristi. Allah, Ebu Bekir'e cihad etmedeki gayretinin karsiligini versin ve onu Cennet'inin en yuksegine alsin. Amin! Eger Ebu Bekir'le karsilassaydiniz, onun hakkinda hicbir sey bilmeseniz dahi hemen onun karakterinden etkilenirdiniz. Evi cok gosterissizdi ve icinde cok az esyasi vardi. Cok alcakgonulluydu ve efendi, asla argoya kacmayan bir arapcasi vardi ve oldukca misafirperverdi Ebu Bekir'i kelimelerle anlatmak mumkun olmadigi icin, onun hakkinda boyle bir yazi yazmak zordur. Onunla birlikte oturmadan, onunla konusmadan, ona hayallerini sormadan, onunla yemek yemeden ve onunla beraber yasamadan onun karakterini ve onun, dunyanin her yerindeki Mucahidler icin bir kardes ve arkadas olarak kaybinin ne buyuk bir sey oldugunu anlamak mumkun degildir. Ebu Bekir, Cecenistan'da sehid oldugunda arkasinda bir es ve dort tane kiz cocugu birakti. Allah'a, onlarin dunya hayatini kolaylastirmasini ve Cennetinde Ebu Bekir ile biraraya getirmesini diliyoruz. Amin! Ey Allah'im, bizler senin, kisinin hukum gununde sevdigiyle hasrolacagina dair verdigin sozunu biliyoruz ve bu hukum gununde, bizleri de aralarinda Ebu Bekir'inde oldugu Suheda ve Mucahidlerle hasretmeni istiyoruz. Amin Ey Ebu Bekir! Bizler evlerimizde konforun keyfini surerken, senin, Afganistan'da dusman bombardimani altinda, soguk, karanlik ve yagmurlu gecelerde sabirla, zorluklara tahammul gosterdigini unutmadik Ey Ebu Bekir! Bizler simsicak evlerimizde rahat icindeyken, senin, sert gecen Cecen kislarini hic sikayet etmeden zorluk icinde gecirdigini unutmadik! Ey Ebu Bekir! Bizlerin cogu tek bir damla kanini bile Cihad Topraklarinda harcamamisken, Afganistan topraklari, senin Allah yolunda akittigin o kadar kani hala unutmadi Ey Ebu Bekir! Bizlerin cogu tek bir damla terini bile Cihad Topraklarinda akitmamisken, senin, bunun Cennet'e giden yol oldugunu bilerek ve hicbir sikayet ve sizlanmada bulunmadan, bacagini Allah'a sattigin o gunu; yuzunden su gibi terlerin bosandigi o gunu unutmadik! Ey Ebu Bekir! Sen, kardeslerinin gonlunde, seninle bulusacaklari ana kadar iyilesmeyecek bir yara actin! Ey Ebu Bekir! Gozler yasardi ve kalpler huzunle dolup tasti, fakat biz Rabbimizi hosnut edecek seyden baskasini soylemeyiz. Bizler Rabbimizden, Cennette, seninle bulusmayi istiyoruz. Oyleki senin hayatin, butun Musluman gencler icin bir ilham kaynagi olsun veya damarlarinda kan olan herhangi bir musluman erkegi icin veya imansizlara kolelik ederek zillet icinde gecen bir hayattan kurtulup sadece Allah'a kul olacagi bir hayata kavusmak isteyen her Musluman icin! Amin
__________________
Rahman Rahim olan Allah'ın adıyla De ki: "Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, dirimim ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah'ındır." EN'AM SURESİ-162 ![]() |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) | |
|
░░AĐMİNİSTRATOR░░
Üyelik Tarihi: Oct 2007
Bulunduğu Yer: dâru'L-gurûr
Mesajlar: 14.048
Tecrübe Puanı: 100 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alıntı:
Rabbim senden de razı olsun bizlerle paylaştığın için..
__________________
. . •••HeR İnSan ÖLecek YaştaDır..••• ![]() ![]() ![]() |
|
|
|
|
|
|
#3 (permalink) | |
|
░░AĐMİNİSTRATOR░░
Üyelik Tarihi: Mar 2007
Bulunduğu Yer: yeryüzü
Yaş: 30
Mesajlar: 4.465
Tecrübe Puanı: 100 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alıntı:
__________________
Rahman Rahim olan Allah'ın adıyla De ki: "Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, dirimim ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah'ındır." EN'AM SURESİ-162 ![]() |
|
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
|
Reklam Vermek için networkreklam@gmail.com Adresine e-mail gönderiniz For Advertising contact networkreklam@gmail.com |